Logo
Tüyolar : Sağlık
Foto-tuyo07
#7. Kahve Diyabet ve Alzheimerı Önlüyor

Kahve uzun zamandır ‘zararlı’ olarak tanımlanmıştır. Hatta bazı dinler, sağlıklı olmadığı için kahve içmeyi yasaklamışlardır. Ama bunun tersi de doğru olabilir: kahve Alzheimer veya diyabet gibi kimi dejeneratif hastalıkları önleyebilmektedir. Kaliforniya Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, kahve içmenin 2 tipindeki diyabete yakalanma riskini %60 oranında düşürdüğünü gözler önüne sermektedir. Avrupalı bilim adamlarını naraştırmaları ise daha dramatik gerçeklerle bizi karşılaştırmaktadır: günde 10 bardak kahve, diyabet riskini %79 düşürmektedir! Amerikalılar dünyadaki tüm ülkelerden daha fazla kahve tüketmektedir: 110 milyon kahve bağımlısı ve yılda 20.000.000$’lık bir kahve pazarı. Bunların yanında kahve, merkezi sinir sistemini uyarır ki bu da daha hızlı düşünmeyi, ruhsal durumumuzu iyileştirmeyi sağlar ve tabii ki uykumuzu açar. 2 tipindeki diyabeti, Parkinson hastalığını ve safra taşını da engeller, ama uykusuzluğu ve çarpıntıyı da tetiklemektedir. Yüksek tansiyona yol açmaz. Kahveseverler genellikle sigara içtikleri ve düzensiz beslendikleri için kahve içmek genel olarak pek sağlıklı görünmeyebilir. (Diabetes Care, 29:2385-2390, 2006;291:1213-9, 2004)
Foto-tuyo11
#11. Depresyon Kemikleri Zayıflatıyor

Depresyon kadınlarda kemik ağırlığı kaybına yol açarken kemik kırılması riskini de arttırıyor. Bu demek değildir ki  depresyon, kemik sağlığının bozulma sebebidir. Jerusalem Hebrew Universitesi araştırmalarına göre, ilaç ile insan depresyonu etkisi yaratılan farelerin kemiklerinde kilo kaybı oluşuyor fakat Prozak gibi bir anti-depresan ile kaybettikleri kemik ağırlığını tekrar kazanıyorlar. Depresyon ruhsal endişe sistemini harekete geçirip beyinde onunla savaşarak acil durum sinyallerini aktif hale getiriyor ve bu kemik kaybını hızlandırıyor. Kemikte anormal porozite ve kırılganlığa yol açan kemik iliği ve kanalların genişlemesi (osteoporoz) menopoz meydana geldikten sonra cereyan eden ciddi bir problemdir. Kadınlar çocukluklarında ve gençliklerinde olabildiğince kuvvetli kemikler oluşturmalıdırlar. Çoğu kadın osteoporoza da çözüm olacak depresyon için erken tedavi aramıyor, bu sebeple kemiklerdeki çatlamalar erken yaşlarda başlıyor. (Proceeding National Academy Sciences,103: 18676-81,2006)
Tuyo_disler
#19. Stress Diş Ve Dişetlerinize Zarar Verir

Stres, endişe, depresyon ve yalnızlığın insan psikolojisi üzerinde ciddi olumsuz etkileri vardır. İtalyan araştırmacılar yaptıkları incelemelerde, stresin diş ve dişetlerine zarar verdiği sonucuna varmışlardır. Stres, doku kaybına neden olan kortisol hormonu salgısını arttırarak, bağışıklık sisteminin çökmesine ve vücudun depresyona girmesine sebep olur. Çok stresli insanların, diş fırçalama ve diş ipi kullanma süreleri de kısıtlıdır ve bu da birçok periyodontik hastalığa yol açar. Aynı zamanda stress, koroner yetmezliği ve kanser gibi hastalıkların da tetikleyicisidir. Sonuç olarak bu çalışma, stresin diş sağlığınızı tehlikeye atabileceğini göstermiştir. Dişleriniz, sağlığınıza zarar vermeye başlamadan önce onlara iyi davranmaya başlayın.( Journal Periodontology, 78.1491–1504, 2007)

Yoga_sky
#23. Vücudunuzun Üst Kısmını Çalıştıran Yoga Egzersizleri Gerginliği Azaltır

Daktilo, bahçe işleri ya da ev işleri sürekli olarak tekrarlandığında kollarda, omuzlarda ve kol bileklerinde ağrı ve gerginliğe sebep olur. Bazı yoga hareketleri, tam da doktorunuzun önerdiği kas ve eklem ağrılarınızı azaltıp, güç ve dayanıklılığınızı arttırmaya yönelik olabilir. Yoga uzmanı Nora Isaacs, vücudunuzun üst kısmını güçlendirip rahatlamanızı sağlayacak birtakım yoga hareketleri dizisi önermektedir. Öncelikle 5 dakika kadar oturur pozisyonda meditasyonla başlayın. Derin ve yavaş nefes alın. Ayakta ve oturarak pozisyonda yoga duruşlarını yapın. Programınızı en az 5 dakikalık meditasyonla bitirin. Yoga, egzersizin muhteşem bir formudur, ancak çoğu geleneksel yoga duruşları, boynunuzda ve sırtınızda gerginlik yaratabilir. Omurilik biomekaniği bilgisi olan bir yoga uzmanından bilgi almanızda her zaman fayda vardır. (Yoga Journal,October 2007)

Cork
#27. Çok Fazla Alkol Tüketimi İle Kanser Birbiri İle Bağlantılıdır

Kırmızı şarap ve bira tüketimi koroner arter hastalığı riskini azaltırken, kadınlarda kanser riskini arttırabilir. Southern California School of Medicine Üniversitesi araştırmacıları, menapoz sonrası günde 2 ya da 3 bardak alkol tüketen kadınlarda endometriyal kanser riskinin %100 arttığını bulmuşlardır. Bu 8 senelik çalışma, Los Angeles ve Hawaii’de yaşayan 50.000 kadın üzerinde yapılmıştır. Alkol, zayıf kadınlar için şişmanlara göre daha zararlıdır. Sık alkol tüketen orta yaşlı kadınlarda, karaciğer hastalıkları ve göğüs kanseri riski artmaktadır. Yüksek oranda alkol tüketimi, estrojen seviyesini arttırarak kanserin oluşmasına yol açar. Menapoz sonrası, alkolün kadın sağlığı üzerindeki etkilerini doğru ve tam olarak anlayabilmek için daha çok araştırmaya ihtiyacımız var. (International Journal Cancer, in press; published online September 7, 2007)

Gunes
#32. Bazı Güneş Işınları Faydalıdır

D Vitamini kandaki kalsiyum seviyesini normal tutarken kemik sağlığını da arttırır. D Vitamini azlığı kanser, diyabet, kireçlenme, tüberküloz ve MS hastalığı riskini arttırır. D Vitamini süt ürünleri, yumurtanın sarısı, salamura ve karaciğerde bulunurken, güneş ışığının tetiklediği reaksiyon ile vücudunuz tarafından da üretilir. Vücudunuzun D vitamini ihtiyacını haftada 2–3 gün 10–15 dakikalık güneş banyosu ile destekleyin. Güneş kremi D vitamini üretimini azaltır, dolayısı ile bazı kemik uzmanları, krem sürmeden 15 dakika güneşlenmeyi önermektedirler. Bazı güneş ışınları faydalıyken, uzun süreli güneş ışığına maruz kalanlarda cilt kanseri riski artmaktadır. (Nature Immunolgy, published online January 2007)

Frankfurter
#39. Et Tüketenlerde Kanser Riski Fazla

Kanserle ilgili hem iyi hem kötü haberler var. İyi haber Amerika’da görülen kanser oranı düştü. Kötü haber ise çevresel faktörler, diyet ve sigara %50 oranında kanserden ölümleri arttırdı ve hala yaşam tarzımız aynı. Kanseri belirli çevresel nedenlere bağlamak zor. Örneğin et yiyenlerde kolon, rektum, karaciğer ve pankreas kanseri riski yüksek fakat aynı zamanda daha çok kalori ve yağ alıyorlar. Çiftçilerin kullandığı hayvan besleme methodu ve pişirme teknikleri bu ilişki için önemlidir. Bu 2 faktör arasındaki yüksek ilişki, bir faktörün diğerine doğrudan neden olduğunu göstermez.(örneğin et yemenin sonucu her zaman kanser değildir) Et yiyenler için sağlıklı stratejilerden biri bol miktarda sağlıklı yiyecekler; sebze, meyve, hububat tüketmektir. (PLOS Medicine, 4:e 345,2007)

Rightcolon-inset

Kütüphane

Sık Sorulan Sorular

Egzersiz Fizyolojisi

Makaleler

Spor ve Fitness Merkezleri

Rightcolon-inset

Kullanıcı Girişi

Kullanıcı Adı :
Parola :
Buton-uyeol
Rightcolon-inset
Rightcolon-cvbirak
Rightcolon-inset Rightcolon-inset