Editör
Aylin Avcı
Ağaç yoganın yapısını anlatmak için sıkça kullanılan bir benzetmedir. Yoga, ağacın yere uzanan dalları gibi size uzanır, tam olduğunuz noktada size ulaşır ve gövdesiyle destekleyerek sizi doruklara çıkarır.
Yoganın Kökleri
En eski yoga bilimi birden fazla bilge uygarlıkta gelişmiştir. Arkeolojik kazılar yoga şekillerinin, Hindistan ve Tibet’te olduğu kadar Çin ve Maya kültürlerinde de varlığını onaylar. Binlerce yıl önce bu uygarlıklarda yaşayan son derece gelişmiş insanlar yoga sistemini yaratmışlardır. Bu kişilerin kisisel deneyimleri sonucu yoga bilimi gelişmiş ve zamanla ustadan ustaya ve kuşaktan kuşağa aktarılmıştır.
Yoganın kati başlangıç tarihini kimsenin bilmemesine rağmen Tibet’te bulunan, geçmişi M.Ö. 40,000’li yıllara kadar uzanan parşömenler günümüzde tanınan yoga şekillerini açıklamaktadır. Hindistan yarımadasında bulunan mağara şekillerinin de geçmişi aynı yıllara dayanır.
M.Ö. 10,000’li yıllarda İndus Vadisi’nde kurulu olan uygarlığa ait sanat eserleri, Hinduizme özgü nitelikler taşımaktadır. Bunlar arasında meditasyon yaptıkları tespit edilen şahısların kilden yapılma figürleri de vardır. Hatta figürlerden biri yoganın mitolojik kurucusu sayılan Lord Shiva’nın habercisine aittir.
Yoganın Gövdesi
İndus Vadisi uygarlığının yaşam ve ruhaniyet bütünlüğü anlayışı, büyük metinler halinde derlenip Vedalar adı altında kaydedilmiştir. Vedalar tarihte kayıtlı en eski ruhani gelenektir. Yüzeyde Vedalar, tanrılara hitaben okunan ilahilerdir; derinine inildiğinde, insanın doğası ile evrenle olan ilişkisinin emsalsiz sorgulanmasıdır. Vedalar Hinduizmin temelini oluşturduğu gibi “Vedanta”, yoga felsefesinin temelini oluşturur. Vedanta “Vedaların zirvesi” anlamına gelir.
Vedaların son bölümü olan Upanishadlar, yoganın sistemleşmesine damgasını vurur. Aşağıda belirtilen noktalara Upanishadlar’da rastlanır:
1. yoga kelimesinin ilk defa kullanımı
2. yaşam gücü enerjisi olan “prana”nın önemi, kontrolü ve güçlendirilmesi
3. spiritüel uygulama olarak “om” hecesinin tekrarlanması
Yoga biliminin tanınmasına ve uygulanmasına rağmen ilk defa yazılı bir sistem olarak biraraya getirilişi yaklaşık 200 yılına rastlar. Hintli bilge Patanjali tarafından bir sisteme bağlanarak birleştirilen Yoga Sutraları, yoganın gövdesini oluşturur ve klasik yoga sistemini “yoganın sekiz organı”diye adlandırdığı sekiz aşama ile bilimsel olarak açıklar.
Sekiz aşamanın ilk ikisi yoganın temel etiğini oluşturur; sadece davranışlarımızı değil, düşünce ve konuşmalarımızı da kontrol altında tutan, bize yapılması ve yapılmaması gerekenleri belirten ahlaki kurallardır.
Diğer üç aşama olan sabit duruşlar, nefes egzersizleri ve duyuların geri çekilmesi, fiziksel bedenle, duyularla ve enerji bedeni üzerinde yapılan çalışmalardır.
Zihinsel ve içsel olan son üç aşamayı ise dikkati bir noktada toplama, meditasyon ve “samadhi” oluşturur. Samadhi, kendi özümüze dönme ve içimizdeki mutlak güç ile bütünleşme halidir ki bize beraberinde en yüksek doyum ve gerçek mutluluğu getirir.
Yoganın Dalları
Yoga ağacının imgesini biraz daha genişletirsek yoganın dallarıyla karşılaşırız. Ağaca tırmanırken nasıl istediğimiz dalı tepeye çıkmak için kullanıyorsak yoga yolculuğumuzda da seçebileceğimiz yoga türleri vardır:
Mantra Yoga
Mantra, zihinsel, sesli veya şarkı şeklinde tekrarlanan hece, sözcük ya da söz öbeğidir. Mantranın tekrarlanması zihni odaklamaya ve bedeni dengelemeye yöneliktir. Aynı zamanda tanrıya adanmışlık hali de hedeflenebilir. Mantra yoga sesini kullanmayı seven, ses titreşimlerine duyarlı olan kişilere uygundur.
Jnana Yoga
Jnana yoga gerçek bilgi yogasıdır. Bu tür yogada kişi, bilgeliğe uzanan yolda, yoga felsefesinin derinliklerine dalar, soyut kavramlarda yoğunlaşır ve düşünce gücünü kullanır.
Jnana yoga felsefeyi seven, içe dönük kişilere ve rasyonel, analitik zihinlere uygundur. Bhagadvad Gita, Patanjali’nin Yoga Sutraları, Hatha Yoga Pradapika, Jiddu Krishnamurti’nin kitapları bu yolda okunup incelenecek eserlerdir.
Karma Yoga
Karma yoga özgeci hizmetin yoludur. Burada karma “doğru eylem” anlamına gelir. Karşılık veya ödül beklemeden başkalarına yardım veya hizmet ettiğimiz her durum karma yogadır. Her eylem evrensel iyiliğe adanır ve kişi kendini eylemin meyvesini toplama beklentisinden uzak tutar. Karma yoga insanlığa hizmet etmeyi seçen faal kişiler için uygundur.
Bhakti Yoga
Bhakti, bağlılık ve özgecilik demektir. Tanrı en yüce sevginin bütünleştiği olgudur. Dualar ve ritüellerle bhakti yoga uygulayan kişi, Tanrıyla doğrudan ve yoğun bir ilişki içine girer. Bhakti yoga duygusal, sevecen ve inançlı kişilere uygundur.
Tantra Yoga
Tantra, zıtların buluştuğu ve bütünleştiği yer anlamına gelir. Tantra genellikle cinsel birleşme ile bağdaştırılır. Bu nedenle Batıda genellikle yanlış anlaşılır. Gerçekte seks, tantranın sadece bir kanadıdır. Tantra yoga ritüeller, ruhani törenler, meditasyon ve mistisizm kullanır.
Raja yoga
“Kral yolu” olarak da adlandırılan raja yoga, “klasik yoga” olarak anılır. Klasik yoga sisteminde “yoganın sekiz organı”nı içerir. Odak noktası meditasyon yoluyla zihni kontrol altına almaktır. İradeli, inançlı ve meditasyona yatkın kişilere uygundur. Raja yoga uygulamaları aşağıda belirtilen sekiz aşamadan oluşur:
1. yama – yapılmaması gerekenler
2. niyama – yapılması gerekenler
3. asana – sabit duruşlar
4. pranayama – nefes kontrolü egzersizleri
5. pratyahara – duyuların geri çekilmesi
6. dharana – odaklanma
7. dhyana – maditasyon
8. samadhi – evrensel bilinçle birleşme
Hatha yoga
Hatha yoga, raja yoganın ilk beş aşamasını kapsar. Bedeni ve zihni meditasyona hazırlama yolunda etkin bir yöntemdir. Hatha yoganın felsefi kökleri tantrik akımda bulunur. Hatha yoga, bedeni içsel keşif için araç olarak kullanır; bedeni ve birebir bedene bağlı olan zihnimizi arındırmayı hedefler. Bedenleriyle çalışmak isteyen kişilere uygundur.
Yoga denilince çoğu kişinin düşündüğü hatha yogadır. Hatha yoga batıda yaygın olarak uygulanan yoga dalıdır. Hatha yoganın daha sık uygulanır olmasının başlıca nedeni zihinsel yoğunlaşmanın meditasyon gibi derin etkinliklerden çok bedensel çalışmalar sonucu gerçekleşmesiyle açıklanır.
Beden bizim mabedimizdir. Beden ruhani yolculuğumuzda içsel farkındalığımız ve dönüşümümüz için büyük önem taşır. “Güçlü” ve “çaba” anlamına gelen hatha, ruhsal dönüşümün bedenin gayretli ve ısrarcı çabasıyla gerçekleşeceğini vurgular.
Hatha Sanskritçe iki kelimenin birleşmesinden oluşur. “Ha” güneş, “tha” ise ay demektir. “Ha” bedendeki artı, “tha” ise eksi enerji akımını simgeler. Bu iki temel güç birbirine zıt olmakla birlikte birbirlerini tamamlar ve dengelerler ;tıpkı eril-dişi, gündüz-gece, sıcak-soğuk gibi.
Hatha yoga, bu iki karşıt gücün bedende dengeli bir şekilde yoğunlaşmasını sağlamak için yapılan uygulamaları kapsar. Bedendeki enerji dengesinin sağlanması ve korunması sağlığımızın temelini oluşturur.












